Sigaradan itibaren bütün içki ve uyuşturucuların en büyük zararı
beyne ve merkezî sinir sistemine dönük olup,diğer bütün organlara da
sayısız zararları söz konusudur. İçkinin kalbe zararları:Alkol,
kalp ve cilt damarlarını genişletir. Kalbin çalışma hızını artırır, kan dolaşım
düzenini bozar, damarların sertleşmesine,tansiyonun artmasına,felç ve ânî
ölümlere sebep olur.
İçkinin karaciğere zararları:Karaciğer
hücrelerinde yağlanma meydana gelmesine, siroz hastalığına sebep olur,
karaciğer büyür. Karaciğerin vazifesi dışarıdan gelecek zararlı maddeleri
zararsız hale getirmektir.Karaciğer,içkiyi zararsız hale getirmek için
çalışırken fazla yorulur,vazifesini tam yapamaz olur, bir çok zararlı maddenin
vücuda girmesine ve çeşitli hastalıklara sebep olur. İçkinin böbreklere zararları:Alkollü
içkinin hangi çeşidi olursa olsun böbrekleri bozar, zamanla iş göremez hale
getirir. İdrar bolluğu veren bira, böbrekleri temizlemez,bilâkis
yorar.İçki,böbrek iltihaplarına, idrarda şeker ve cerahat gibi anormal
cisimlerin meydana gelmesine yol açar. İçkinin mide ve barsaklara zararları:İçki
mide iç zarında yanma hissi meydana getirir, mideyi bozar, ağrı yapar, mide
hastalıklarından olan gastrit ve ülsere sebep olur. Hazımsızlık, dolayısıyla
iştahsızlığa sebep olur. Bağırsak ishallerine, iltihaplarına ve çalışma
düzeninin bozulmasına sebep olur.Zararlı şişmanlığa meydan verir. İçkinin akla zararları:İçki
akıl ve hafızayı zaafa uğratır.Kıskançlıklar ve unutkanlık meydana
getirir. İrade kuvvetini azaltır, ne yaptığını - ne söylediğini bilmez bir hale
getirir.İçki beyni uyuşturur, yürümekte zorluk çekilir, kol ve bacak
çekilmelerine, yüz ifadesinde bozukluklara sebebiyet verir.İnsan,irade ve
dengesini kaybeder.
İçkinin sinir sistemine zararları:Sinirler
alkole karşı hassastır,sinir hücreleri zedelenir. El titremeleri, tikler,
felçlerden tutun, bütün ani ölümlere varıncaya kadar nice felaketlere sebebiyet
verir. Heyecan, telaş, korku, sinir buhranları ve kıskançlık, çeşitli rûhî
bozukluklar, içkinin meydana getirdiği normal hallerdendirKaraciğer
hücrelerinde yağlanma meydana gelmesine, siroz hastalığına sebep olur,
karaciğer büyür. Karaciğerin vazifesi dışarıdan gelecek zararlı maddeleri
zararsız hale getirmektir.Karaciğer,içkiyi zararsız hale getirmek için
çalışırken fazla yorulur,vazifesini tam yapamaz olur, bir çok zararlı maddenin
vücuda girmesine ve çeşitli hastalıklara sebep olur.
Alkollü içkinin hangi çeşidi olursa olsun böbrekleri bozar,
zamanla iş göremez hale getirir. İdrar bolluğu veren bira, böbrekleri
temizlemez,bilâkis yorar.İçki,böbrek iltihaplarına, idrarda şeker ve cerahat
gibi anormal cisimlerin meydana gelmesine yol açar.
İçki mide iç zarında yanma hissi meydana getirir, mideyi bozar,
ağrı yapar, mide hastalıklarından olan gastrit ve ülsere sebep olur.
Hazımsızlık, dolayısıyla iştahsızlığa sebep olur. Bağırsak ishallerine,
iltihaplarına ve çalışma düzeninin bozulmasına sebep olur.Zararlı şişmanlığa
meydan verir.
İçki akıl ve hafızayı zaafa uğratır.Kıskançlıklar ve unutkanlık
meydana getirir. İrade kuvvetini azaltır, ne yaptığını - ne söylediğini bilmez
bir hale getirir.İçki beyni uyuşturur, yürümekte zorluk çekilir, kol ve bacak
çekilmelerine, yüz ifadesinde bozukluklara sebebiyet verir.İnsan,irade ve
dengesini kaybeder.
Sinirler alkole karşı hassastır,sinir hücreleri zedelenir. El
titremeleri, tikler, felçlerden tutun, bütün ani ölümlere varıncaya kadar nice
felaketlere sebebiyet verir. Heyecan, telaş, korku, sinir buhranları ve
kıskançlık, çeşitli rûhî bozukluklar, içkinin meydana getirdiği normal
hallerdendir
.
Alkollü İçkilerin Topluma
Zararları
Çalışma gücü azalır, böylece kazancı az olur. Devam eden israf ve
sefahat memleketin fakirleşmesine sebebiyet verir.Sakat ve başkasının sırtından
geçinen dilencilerin türemesine,ahlâkın ve manevi değerlerin yok olmasına sebep
olur.Memlekette sefahat ve sefalet çoğalır, ahlâksızlık yayılır,kazalar,
facialar ve çeşitli hastalıklar ortalığı kaplar. Ve bütün bunlar bir milletin
ortadan kalkmasına,medeniyetlerin yok olmasına sebep olabilir. Tarih bunun
misalleri ile doludur. Ahlâken çökmüş, çalışmayı terk edip, zevk ve sefâya
dalan nice milletler ve medeniyetler bu halleri yüzünden gün gelmiş, tarihten
silinip gitmişlerdir. Alkol, ülkede nizam ve asayişi bozar. Çeşitli kavgalara,
anlaşmazlıklara, cinayetlere sebep olur. İtimat ve emniyeti yok eder, bunun
için karşılıklı yardım ve iş görmeyi önler.
Alkol Beyni Köreltiyor
Yakın tarihlerde ABD’li bilim adamları,alkol
bağımlılığının,beyinde hasara yol açarak gen mekanizmasını karıştırdığını
belirlediler. Kronik alkol bağımlılığının,virüsün bilgisayarda bıraktığı
tahribat gibi beyinde tahribata yol açtığını ortaya çıkaran bilim
adamları,alkole yüklenen insanların beyinlerindeki kritik bölgelerde moleküler
seviyede program değişikliği meydana geldiğini belirttiler.
Beynin üst tarafını oluşturan kabuk bölgesinde yapılan araştırma, alkolün,
beynin sağlıklı düşünme ve karar verme konusunda en kritik bölgesini oluşturan
bu kısımda, büyük hasar meydana getirdiğini ortaya çıkardı. Alkol bağımlılarında
tolerans dengesinin azaldığına ve buna bir takım genlerin neden olduğuna işaret
eden bilim adamları,50 bin genden herhangi birinin alkolün etkisiyle beyinde
hasar meydana getirdiğini düşünüyor. Beyin dokularında 4 bin gen üzerinde
araştırma yapan bilim adamları, alkolikler ve alkolik olmayanların beyin
dokularından alınan genler arasında, 163 genin farklı olduğunu belirledi.
Araştırmacılar, alkol bağımlılığının beyinde meydana getirdiği hasarın, bilgi
taşıyan hücrelerin işlevini tam olarak yapmasını önlediğini de belirtiyorlar.
Alkolün Azı-Çoğu
İskoçya’da doktorların yaptığı bir araştırmaya göre acil
servislere gelen her dört hastadan biri alkol kullanmaktadır. Alkollü olarak
rahatsızlanıp, acil servislere kaldırılan vak’alardan tespit edilenlerin en
gencinin henüz 10 yaşında olması, bu problemin çocuk yaşlara kadar düştüğünü
göstermesi bakımından ilgi çekicidir. Kendine zarar verme vak’alarının hemen
hemen hepsinde, kollapsların ve fiilî saldırı hallerinin yarısında alkol
kullanımı söz konusudur. Her ne kadar çalışma aşırı içki tüketiminin görüldüğü
Highlands’da yapıldıysa da, sonuçların İngiltere çapında yapılan diğer
araştırmalarla benzerlik gösterdiğini Raigmore Hastanesi Travma ve Acil Servis
doktorları belirtmektedir.
Doktorlar,servislerinde 638 hastayı teste tâbî tuttular.Tükürük örneği veren
544 kişiden 122’sinin alkol aldığını buldular. Sarhoş olan 18 kişi teste
girmeyi reddetti, 14 kişi de test uygulanamayacak kadar sarhoş çıktı. Çalışma
sonuçlarına göre alkol kullananlardan %13’ü resmen alkol almamış muamelesi
yapılan kanunun alkol sınırındaydı. %5’i de daha üstündeydi. Testte pozitif (
yani alkollü ) çıkanlardan yedisinin yaşları 10-17 arasındaydı.Fakat 41-60
yaşları arasında da bir yoğunlaşma vardı. Alkol problemi yaşayan erkeklerin
sayısı kadınların iki katıydı.Ancak her iki cinste de benzer alkol
konsantrasyonu mevcuttu. Bu, kadınların artık daha çok içtiğini ve erkeklere
oranla daha az alkol alımında bile alkolle ilgili problemler yaşadığını
göstermekteydi. Doktorlar, acil servislerinin alkol kullanımını tespit etmede
ve müdahale servislerinin alkol ile ilgili problemleri azaltmada
kullanılabileceğini belirtiyorlar ve şunlara dikkat çekiyorlar:
“Bu çalışma az ve orta düzeyde alkol kullananlar üzerinde de eşit derecede
durulması gerektiğini gösteriyor. Çünkü bu insanların alkol kullanımı da
hastalık ve yaralanma riski ile yakından ilişkili...”
Ayrıca doktorlar, genel hastanelerdeki alkolle ilgili problemler üzerine
yoğunlaşan minimal müdahale servislerinin sağlık harcamalarını önemli ölçüde
düşüreceğini de araştırmalarının sonuna eklemekteler. Demek ki “az alkol
içilebilir,bir zararı yoktur” sözü safsatadan ibarettir, uydurmadır. Zaten
kişilerin azda kalması,az içince alkole ara vermesinin pek mümkün olmaması bir
yana, acil servislere, kendine zarar verme, kazalara maruz kalma, kollapslara
ve fiilî saldırılara uğrama gibi problemlerle getirilen vak’alarda az alkol
kullanımı da dahil olmak üzere,yoğun alkollü olma mevcuttur. Araştırmalar az
alkol iddiasını yalanlamakta; alkolün damlasının dahi zararlı olduğunu
ispatlamaktadır
Alkole Alışmamak İçin
Alkol asla bir
gıda değildir. İnsanlar için sadece zararı söz konusudur. Bu sebeple her
türlü alkollü içkiden kaçınmalıdır.
İçmeniz için
yapılan ısrarları kesinlikle kabul etmeyiniz. Zîrâ, bir kadeh içki belki
de alkol alışkanlığınızın sebebi olabilir.
Bunu
kullananlar başkalarına da içirmek ve sevdirmek isterler. Mecbur
değilseniz bu insanlarla dost olmayın.Onlardan uzak durun.
Alkol için
söylenmiş güzel sözlere,aldatıcı reklamlara asla aldanmayın. Onun yerine
sağlığınıza yararlı olan meyvalar ve şifalı sulara rağbet gösterin.
Bazı asabi ve
ruhi rahatsızlıklarınız varsa, alkol ve benzerlerini tavsiye edenlere
aldanmayın. Bunların tedavisi için sağlık merkezlerine, uzman hekimlere ve
psikologlara başvurun.Kendinize yararlı meşguliyetler bulun.
Alkollü içkiler
iştah açıcı değildir.Tam tersi zamanla mide rahatsızlıklarına,
iştahsızlıklara ve sindirim bozukluğuna sebep olarak fayda yerine sadece
zarar verirler.
Alkollü
içkilerin kalp ve damar rahatsızlıklarına faydalı olduğu yolundaki yaygın
fakat tamamiyle yalan ve yanlış olan tavsiyelere de inanmayın. Bu konuda
da uzman doktorların tavsiye ve tedavisine başvurunuz. En doğru yol budur.
Bira Hakkında Bilmeniz
Gerekenler
Trafik kazalarında önemli payı olan bira,tertibindeki alkolün kana
daha çabuk karışması sebebiyle kısa zamanda sarhoşluk verir. İnsanların birayı
hafif görmesi nedeniyle,bira tüketiminde görülen hızlı artış, gerek
alkolizmi,gerekse de narkotik bağımlılıklarını ve kaza-belaları da çok büyük
oranda artırmış ve artırmaya da devam etmektedir. Aile içi
şiddet-geçimsizliklerin,futbol anarşisinin baş sebebi biradır. Bira kesinlikle
kanser yapıcıdır.Karışımında önemli miktarda Nitroz -Amin bulunan bira, korkunç
bir kanserojendir. Nitekim ağrı dindirici olarak kullanılan “Pramidon” ilacı
içinde fazla miktarda nitroz-amin bulunduğu için piyasadan kaldırılmıştır. Orta
miktarda bira içen bir kimse,günde 70 pramidon hapı almış kadar nitroz-amin
almaktadır.
Sevgili gençler, alkolsüz denilen bira reklamlarına aldanmayınız. Zîrâ,arpa ile
şerbetçi otunun mayalanmasından (alkolize olmasından) oluşan biranın alkolsüz
olması ilmen mümkün değildir. İçinde %2-%4 alkol ulunan fakat alkolsüz(!)
olarak tezgahlanan biralar da alkollü içkidir. Bakınız:“İngiltere’de 18
yaşından küçükler için açılan alkolsüz(%2-%4 alkollü) birahanelere giden
gençlerin hepsi 18 yaşına girerken alkollü birahanelerin ve meyhanelerin en
sâdık müşterileri olduğu” İngiliz yetkililerince bildirilmiştir.
Unutmayın!Alkol miktarı ne kadar az olursa olsun,bedenin organları alkolün tahribatından
kurtulamaz. Çünkü alkol ve benzeri maddeler gram gram zehirdir. Bira,
alkolizmin ve arkasındaki bütün kötülüklerin, uyuşturucu bağımlılığı dahil,
itici gücü olduğu gibi, alkollü olduğu halde alkolsüz diye reklam edilen
bira da tam bir yutturmaca ve aynı şekilde alkolizmin maskeli tuzağıdır.
Evet, bira, en şerli meyhanelerin, büfelerden başlayarak, köşe başı ve mahalle
bakkallarına ve marketlere uzanan kanlı oltasıdır. Bira,özel biracılığın
başladığı 1669-70’li yıllardan sonra,biracının akla gelmez oyunları,reklam ve
rekabet yarışları sebebiyle ülkemizde alkolizmi ve alkol tüketimini %900’lere
ve daha yükseklere ulaştıran alkollü içkidir. Biranın hafif görünümüne
kesinlikle aldanmayınız,inanmayınız.Zîrâ ülkemizde ve dünyada alkolizm ve
uyuşturucu salgınlarının baş sebebi biradır. Serbest bira satışları ve biracı
oyunlarıdır.
Tarih: 06.09.2009 Saat: 14:42:22
Yorumlar
Bu yazıya hiç yorum yapılmamış.. İlk yorum yapan siz olun..